Uzun süredir; ülkemize yönelik psikolojik harp yapanlara çok kızıyordum.
Ülkeme yönelik psikolojik harp başlattıkları için değil.
Neticede; adamlar misyonları gereği yapmaları gerekeni yapıyorlar.
Benim sinirlendiğim; bu saldırının çok kalitesiz ve milletimizin zeka seviyesi ile dalga geçecek kadar aptalca olmasıydı.
Örnek mi :
* Hürriyet üzerinden "İran Füzeleri ile Türkiye'yi vurabilir" yayınları yapmak;
* Enerji ihaleleri ile ülkeyi soymanın zeminini hazırlamak için, "enerji açığımız var" kamuoyunu yaratmak maksadı ile İstanbul'a bir dizi elektrik kesintisi yaşatmak gibi.
Dünyanın psikolojik harbe karşı en uyanık milleti haline gelen milletimizin; bu ucuz saldırıları kaale bile almadığını bir taksi şoförüne sorsanız size söylerdi.
Ama nihayet; Türkiye nitelikli ve çok boyutlu bir psikolojik saldırı ile karşı karşıya ve bu saldırının bir işaret fişeği şimdiden dikkatimizi çekti bile.
"METAL FIRTINA"
Kitabı neredeyse hepiniz okudunuz; okumadıysanız da duydunuz.
Kitabı kaleme alan arkadaşları kutlamak lazım. Onların çabası iyiniyetli.
Kitaba temel oluşturan simulasyon çalışmasını yapanlara ise; "ESAS SİMULASYON NEREDE?" diye sormak gerekiyor.
Kafa karıştırmak istemiyorum o yüzden tezi baştan özetleyip, jargonumuzu netleştirelim:
Metal Fırtına kitabı; aralarında yerli unsurlarında bulunduğu bir ekip tarafından gerçekleştirilen bir savaş simulasyonundan (TÜREV SİMULASYON) "esinlenerek" kaleme alınmıştır.
Kitap; Türk toplumunun psikolojisini hedeflerken; kitaba konu olan ve belli merkezlerde oynanan TÜREV SİMULASYON; Türkiye'nin derin bürokrasisinin algılamasını belli yönlerde perdelemek amacını taşımaktadır.
TÜREV SİMULASYON; Türkiye'ye karşı ESAS planları içeren ve asla hiç bir kamuoyuna ister roman, ister bir başka vesile ile deşifre edilmeyecek olan ESAS SENARYO/SİMULASYONUN'un bir türevidir.
ESAS SİMULASYON'un ne olduğunun izleri; kitaba konu olan TÜREV SİMULASYON'un içinde bulunabilir.
Metal Fırtına; bu gözle okunmalıdır.
Bu kitaba konu olan simulasyonun aslında; ESAS SİMULASYONUN bir alt süreci/türevi olduğu iddiamızı daha da ayrıntılandıralım:
Birileri Metal Fırtına ile bizim ; aynadaki ayna görüntüsüne bakmamızı istedi ve yaratılan kamuoyuna bakılırsa BAŞARDI.
Fakat oyun daha yeni başlıyor...
METAL FIRTINA'nın yarattığı toplumsal psikoloji; ESAS SENARYO'nun temel ögelerinden birini oluşturuyor.
Türk Toplumuna, "ABD'nin Türkiye'yi İşgalini" konu alan bir roman servis edilir ve bu roman üzerinden toplumun psikolojisi kurgulanmaya başlanır.
cümlesi; ESAS SİMULASYONUN başlangıç noktasını oluşturuyor.
Gelin hep beraber ayrıntılara bakalım :
"ABD'nin Türkiye'yi İşgali" mi? - "ABD'de Darbe" mi?
"Metal Fırtına"nın; "ABD'nin Türkiye'nin İşgali" diye reklamının yapılması madalyonun bir yüzü.
Fakat aynı kitabı çok rahatlıkla; "ABD'de Darbe" şeklinde de okuyabilirsiniz.
Kitapla ilgili yapılan tartışmalarda herkes ABD'nin Türkiye'yi işgali kısmı üzerinde yoğunlaşırken; nedense kitabın sonlarında ayrıntı gibi duran bir süreci kaçırıyor:
Washington'un "NeoConları"; Türkiye'deki savaşın gidişatını bahane ederek, Başkanı deviriyor ve başa Savunma Bakanı geçiyor.
Türk Ordusu'nun; başka ülkelerin cuntalarına bahane teşkil edecek süreçlere sebep olmasının tarihteki örneklerini biliyoruz.
Acar bir ajanımızın Washington'da patlattığı nükleer bomba ile ABD'ye taşınan savaşın; ABD Birlikleri İstanbul'a geldiklerinde dört büyük ülkenin ültimatomu ile karşılaşması sonrasında çıkmaza girmesini ve bu süreç sonunda; ABD Savunma Bakanı'nın hayatta kalan Anayasa Mahkemesi üyelerine aldırdığı kararla Başkan'ı görevden alması kitabın finali..
ABD'de; hele hele bir nükleer silahın patlaması ile sonuçlanan savaş ortamlarında; siyasi ve sosyal idare YASAL OLARAK FEMA isimli ACİL DURUM HÜKÜMETİNE geçer.
FEMA; normal şartlarda, afetlerle ilgilenen, bu tarz ANORMAL şartlarda ise; yeraltında inşa edilen devasa şehirlerden ülkeyi yönetme; ORDUYU yönetme ve toplum üzerinde her türlü tasarrufta bulunma yetkisine sahip; milyarlarca dolarlık ÖRTÜLÜ BÜTÇEYE sahip, devasa bir cuntadır.
ABD'nin; böyle ACİL durumlar bahane edilerek, YASAL BİR CUNTANIN denetimine nasıl geçeceğini belgeleri ile birlikte ileriki yazılarda ele alacağız.
TSK Hakkında Ayrıntılı ama DIŞ BİLGİ Altyapısı
Kitaba temel oluşturan TÜREV simulasyonu gerçekleştirenlerin Türk Ordusu hakkında bilgili olduğu ama bu bilginin niteliğinin DIŞ BİLGİ olduğu göze çarpıyor.
Örnek olarak;
Hava Kuvvetleri'nin saldırının başlamasından çok kısa bir süre sonra devre dışı kalıp; Hava Kuvvetleri Komutanı'nın savaş kabinesinde bir ayrıntıya dönüşmesi; simulasyonu icra edenlerin; Hava Kuvvetlerimizin, "Üç Gün Savaşı" prensibini bildiğini gösteriyor. Yani; üç gün içerisinde karşı tarafı ya yokederiz, ya da yokoluruz.
Keza; kitabın her noktası, iki ülkenin savaş altyapılarını Jane's Defense Weekly'den etüd eden birinin karşılaştırmalı güç analizlerine dayandırılmış; "direniyorlar ama fazla dayanamazlar" replikleri ile dolu.
Halbuki; Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, ABD olsun, Yunanistan olsun farketmez; düşmanları için yedekte tuttuğu süprizlerden bir tanesinin bile ima edilmemiş olması, DIŞ BİLGİ tezini güçlendiriyor.
Milletin Zayıf Direnişi ve Akıllı "Etnik Unsur" Kullanımı
Kitabın diğer bir ayrıntısı;
Kahramanca direnen ve çarpışan bir ordu fakat nedense; Ankara ve oluşan bir kaç milis grup dışında, bir türlü aynı şevki göstermeyen bir millet.
İzmit'te, kahvelerine gelip, onlara zarar vermeyeceklerini söyleyen ABD askerlerine pabuç bıraktıkları için; daha sonra aynı ABD askerlerini meydanda öldüren özel timin komutanı tarafından azarlananları bile görüyoruz satır aralarında.
Kız arkadaşına yan bakıldı diye adam öldüren bir milletin, toprakları işgal altındayken ABD askerine pabuç bırakacağını varsayan tartışmalı bir zihniyetle karşı karşıyayız.
Metal Fırtına'nın; en önemli özelliklerinden bir tanesi; bir savaş simulasyonun içine çok ince "etnik unsur" ayrıntılarının eklenmesi.
Düşmanın saldırısı altındaki bir milletin etnik unsurlarının o devlete karşı ayaklanacağını varsayıp, buna göre plan yapmak için ya su katılmamış salak, ya da Pentagon'da general olmak gerekiyor.
Bu iki özelliği bünyesinde barındıran kuş beyinlilerin varlığını; İran'a yönelik Pentagon kaynaklı senaryolarda bolca görüyoruz.
Kitap; Pentagon'daki savaş merkezinin, Türkiye'deki "etnik ayaklanma geciktikçe" sabırsızlanmasına göndermeler yapıyor ama bu konuda zeka seviyesini asla Pentagon generalleri düzeyine düşürmüyor.
"Metal Fırtına"'ya kaynak olan TÜREV SİMULASYONU icra edenler; bir devletin, etnik unsurlarını kontrol altında tutmak için kullandığı mekanizmaların savaş zamanında, barış zamanına göre çok daha rahat kullanıldığını ve dolayısı ile Türkiye gibi köklü tarihsel devlet geçmişi olan ülkelerde, ülkede savaş çıktı diye, savaş sırasında ayaklanma beklemenin çok da gerçekçi olmadığının fazlası ile farkındalar.
Savaş sırasında "Ergenekon"'un Güneydoğu'yu hızla kontrol altına alması ve Pentagon'un beklediği ayaklanmanın bir türlü gerçekleşmemesi;
TÜREV SİMULASYONU gerçekleştirenlerin, Türkiye gibi ülkelerin toplumsal, devlet ve psikolojik tahlilini; Pentagon'un kuş beyinlilerine göre çok daha iyi yapacak konumda olduklarını gösteriyor.
Babası Kürt, annesi Türkmen olan Birinci Körfez Savaşı sırasında Kuzey Irak'tan ABD'ye götürülmüş ailenin çocuğu olarak ABD Donanmasında pilot olmuş yüzbaşı Civan Huxley'in; son anda Anıtkabir'i bombalamaktan vazgeçip, geri dönüp kendi uçak gemisi USS George Bush'a intihar saldırısı düzenlemesi;
bütün senaryonun en zorlama ve açık propaganda noktalarından biri olarak sırıtıyor.
Baba Kürt, Anne Türkmen, soyad Amerikan...vurulan "George Bush".
Saklı "Federasyon Tezi" ve Parlayan Yıldız : Erdoğan
Kitabın sonunda koltuğundan olan George Bush'a karşılık;
Tayyip Erdoğan'ın ise yıldızı parlıyor.
İktidarını korumakla kalmıyor; aynı zamanda; savaş sırasında gösterdiği irade ve Genelkurmay Başkanı'ndan aldığı "artık siz de asker oldunuz" övgüsü ile askerin gözünde konumunu pekiştiriyor.
George Bush "out", Tayyip Erdoğan "in".
ABD'deyken "rehin" alınan ABDullah Gül'ün ziyaretine gelen ABD'li diplomatı yumruklaması gibi "hoş" ama "boş" enstantenelerle desteklenen AKP hükümetini destekleyici ince propaganda hayli dikkat çekici.
Kitabın satırları arasına ustaca gizlenmiş bir "federasyon" tezi de mevcut. Sayfa 237'den beraber okuyalım:
Washington yok olunca ABD'nin eyalet yapısı yararını göstermişti. Bu eyaletler zaten kendilerini yönetir durumdaydı. Yeni bürokrasi kurulana dek her şey yolunda gidecek gibiydi!
Gördüğünüz gibi; profili yükseltilen bir AKP ve savaş anında ne kadar yararlı olduğu ortaya çıkan "federasyon" sistemi.
Sistem Hangi Noktada Kopar Sorusu?
Gelelim yazının başında sorduğumuz soruya:
ESAS SİMULASYON NEREDE?
Kitapta; Pentagon savaş merkezinin bünyesinde geçen anlarda; "İstanbul'un işgalinin de tamamlanmasından SONRA" esas operasyonun
"Operasyon Sevr"'in başlayacağı sürekli vurgulanıyor.
Nebraska; ABD Stratejik Komuta Karargahındaki yetkili uygulanan operasyonu:
Bu tam anlamı ile SİSTEM MÜHENDİSLİĞİ ürünü bir operasyon. Türkiye Cumhuriyeti'nin tüm referans noktaları belirlendi ve buna göre bir operasyon düzenleniyor. Sistem belli bir noktada kopacak ve ondan sonra kendisini oluşturan parçalara ayrılacak. Amacımız; bu parçaları ortaya çıkarmak ve sonrasında ne yapacağımızı görmek.
sözleri ile tanımlıyor.
Bu cümledeki kilit noktalar;
Başkan'ın sabırsızlanıp; sahadaki komutanına söyledikleri ile daha bir anlam kazanıyor:
Howdy; artık Sevr Operasyonu'nun başlamasını istiyorum. Türklerin rejimi çözüldü. O topraklarda hak iddia edecekleri durduracak hiç bir şey yok.
Savaşın; Türklerin direnişi/savunması ile değil de; dört büyük gücün Türkiye lehine sahneye çıkması ile sona ermesi gibi diğer önemli alt temaları da gelecek yazıya saklayalım ve
yukarıdaki satırlarda savunulan tez doğrultusunda elimizdeki senaryo Matruşkalarını küçükten büyüğe sıralayalım:
En Küçük Matruşka : METAL FIRTINA KİTABI
Amaç : Türk toplumunun psikolojisini; "ABD tarafından işgal senaryosu" üzerinden kurgulamak
Küçük Matruşka : Metal FIRTINA'ya konu olan ve
gelişmiş bir simulasyon platformunda oynanan TÜREV SENARYO
Amaç : Derin bürokrasinin geleceğe yönelik psikolojisini ; ANA SENARYO'nun hedeflerini perdeleyecek şekilde kurgulamak
Ana Matruşka : METAL FIRTINA kitabı ve buna kaynak olan TÜREV SENARYONUN alt unsurlarını oluşturduğu; Türkiye üzerinde oynanacak ESAS SENARYO.
Amaç : Söylemeye gerek var mı?
Konuya bir sonraki yazıda devam edeceğiz...
| | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | | |