DerzulyaMedyaEserler
sol

Derzulya

Medya

Eserler

Orkun Albüm Eserler

Orkun Uçar?


Orkun Uçar haberleri...


'Metal Fırtına-4' bitti şubatta geliyor!
"Sabah Gazetesi 07/Ocak/2008"



    (Yılbaşı öncesi Belgin Çoban'la Tophane'de eğlenceli bir sohbet yapmıştık. Belgin Hanımla birlikte, Burak Turan, Saygın Ersin ve benim içinde bulunduğum, kahkahalar eşliğinde süren bu sohbetin röportajı aşağıda. Tabii bazı şaka cümleleri ciddi okunursa garip duruyor ama hoş görmenizi dilerim. :) Orkun Uçar)

    Birkaç hafta önce, akşamın bir vakti, Tophane'deki bir nargilecide Orkun Uçar, Saygın Ersin ve Burak Turan'la bir araya gelmiştik. Artık Türk yazarların da fantastik türde seslerini duyurmaya başlamasından duyduğumuz mutluluğu paylaştık... Bu türde okumayı tercih eden kitlenin artması şerefine lafı uzatmadan sohbetimize (köşenin yer verdiği ölçüde) sizi de dahil etmek istiyorum. Bu arada Orkun Uçar, 'Metal Fırtına' serisinin dördüncüsünü bitirdi. "Bu bölüm, biyolojik savaş ve Çinle ilgili," diyen Uçar, 'Metal Fırtına-4'ün şubatta çıkacağını söyledi. Artık detaylar o zaman...

* Niye bu türde yazıyorsunuz?

    O.UÇAR: Ben özgür olmak istiyorum. İnsanlar benim hayal gücüme hayran olsunlar, herkes benim yazdıklarımı takip etsin, hayal gücümde yok olsun istiyorum.
    S.ERSİN: Türkiye'de bu türde yeterli eser olmaması büyük ayıp. Bunun için yazıyoruz.

* 3 yıl önce kimse okumuyor diye dert yanıyordu Orkun...

    S.E.: İnsanların alışması bir tarafa, bir açlık gideriliyor çünkü.
    O.U.: Ben Asimov'u çocukken okudum ve hayatımı şekillendiren stratejiyi kurdum. Kitaplarımın satmasını sağlayan felsefeyi ondan çıkardım. Stephen King'i okuduğumda insanın hayal gücüyle neler başarabileceğini düşündüm. Biz insanlara kendilerinin kahraman olduğunu, hayal gücünü okumanın zevkli olduğunu gösterdik.
    S.E.: Kahramansız edebiyat olmaz, kahramansız toplum olmaz.

* Okur kitlesi nasıl aydı, ben bunu soruyorum?

    O.U.: 'Metal Fırtına'yla dünyayı salladık. Yabancı basına da röportaj verdik. Yaptığımızın dünyada nasıl bir değer olduğunu, ne getirdiğini gösterince, insanlar "Bunlara önem vermiyorduk ama dünyada yankı buldu, demek ki önemliymiş" dedi. Victor Hugo'suz bir Fransa düşünebiliyor musun?
    S.E.: İnsanlar bu türü okumaya başladı çünkü istediklerini verdik.

* Nedir o?

    S.E.: Batının kültürüyle yazılmış fantastik kitapları okurken, bizim kültürümüzle yazılmış bir fantastik, korku edebiyatı istiyorlardı.
    B.TURAN: İnsanlar fantastik okur çünkü gerçekler sıkıcıdır!
    O.U.: Gerçeklerin içinde de hayal gücü vardır.
    B.T.: Sıkıcı, soğuk, gridir...
    O.U.: Yo yo bak bir örnek vereyim; Saygın'ın kitabında büyücü bir grup var, bir ölümsüzlük iksiriyle yaşıyorlar. Genelkurmay bünyesinde grup kuruluyor. Ve emir almaya da Çankaya Köşkü'ne gitmeleri isteniyor. Gidiyorlar; Cumhurbaşkanı'yla görüşeceklerini sanıyorlar ama hayır! Köşk'ün bahçıvanıyla görüşüyorlar...
    S.E.: Çankaya Köşkü'nü bir fantastik kurgunun içine yerleştirdiğinizde hem değer kazanıyor hem de hayal gücü içinde çalışan bir mekan oluyor.
    O.U.: Mesela 'Metal Fırtına' neden bu kadar etkili oldu, insanlar İstiklal Caddesi'ne düşen bombaları hayal ettiler.

* Bu türde yazanlar olarak kafalarda bir sakatlık var mı?

    S.E.: Ben arada sırada kendi kendime konuşma yapıyorum.
   B.T.: Ben kendimle diyaloglar ötesi muhabbet ediyorum. Evde yalnızım ama 10-15 kişi varmış gibi herkesin adına teker teker konuşuyorum. Kavga çıkıyor bazen...
   O.U.: Bende insanlık az! Yıllardır ağlamam. Duygu az bende.
   B.T.: Orkun'da bir makine var, yağla, yıllarca aynı şekilde çalışır.
   O.U.: Ben mesela seviştikten sonra yanımdan gitsin isterim, o kadar duygusuz bir insanım ki...
   B.T.: Bu Orkun'a has değil, bütün erkekler aynı şeyi ister.
   S.E.: Yazarsan eğer bunları, vurgula, ben sevgi böcüşüyüm...
   B.T.: Sana sevgi olsun yeter. S.E.: Ben sarılırım böyle... (Ve kahkahalar...)

* Bu üçlü nasıl buluştu?

    O.U.: Biz birbirine yardım eden üç kişiyiz. Türk edebiyatında yeni başlayan türde yazıyoruz; politik kurgu, bilimkurgu, fantastik kurgu ama Türk kültürünü içeren... Bir kişinin hayal gücüyle, bir grubun hayal gücü farklı. Ben Xasiork Ölümsüz Öykü Kulübü'nü 87'de düşündüm. 2001'de internet böyle bir olanak sağladı, bu kulübe ilk gelen Burak Turan oldu. Bir süre sonra elime bir dosya geldi, Saygın Ersin dosyası. Okudum, dehşet bir şeydi. Onu basmak gerekiyordu.
   B.T.: Orkun dalgakıran gibi... Ben hiç arbede yaşamadan kitabımı çıkardım, Orkun bütün engelleri açmıştı.
   S.E.: Ben de çok şanslıyım o konuda.

Okur kitaptan korkuyor!

    B.T.: Artık insanlar yaşadıkları bu şehirde, çeşitli mekanlarda, korku öğelerini ve fantastik unsurların bir roman şeklinde aktarılacağını görerek empati kurabiliyor. Biz, sabah işe giderken, 'Yanından bir vampir yürüyebilir' diyoruz. Mekanından, mahallenden bahsediyoruz. Daha önce ya büyük şatolardan bahseden romanlar okuduk ya da bizim kültürümüzde olmayan çeşitli yaratıklarla uğraştık.
   O.U.: Zülfikar'ın Hükmü ile Erbain Fırtınası Türk kültürüne yapılabilecek en büyük katkılardan ikisidir. Çünkü Türk kültüründe bugüne dek işlenmemiş konuları işliyor. TÜYAP'ta bir kadın, "Zifir'den o kadar çok korktum ki, evde tutamadım attım" dedi. Bu söylediği bana övgü gibi geldi.
   B.T.: Yani bir süre sonra kitabın kendisinden korkamaya başlıyorlar.