DerzulyaXasiorkMedyaEserlerE-kitapGri Bakış
sol

Derzulya

Medya

Gri Bakış

Eserler

Makaleler

Orkun Albüm



Orkun Emin UÇAR?



derzulya@derzulya.com
Derzulya


orkun@derzulya.com
Orkun UÇAR


orkun@xasiork.net
Yedek Mail


Orkun Uçar haberleri...


Metal Fırtına ‘fırtınası’!..
"Star Gazetesi 01/Nisan/2005"




    Metal Fırtına hem kitabın, hem kitaba konu olan Amerikan operasyonunun ismi... Ama aynı zamanda yayın piyasasında ‘estirdiği güçlü fırtınalara’ bakılırsa bizatihi kendisi ‘fırtına’ gibi...
    Hele 6 ytl fiyatla, üç buçuk ay gibi kısa bir sürede 7. baskı ve 350.000’lik bir satış grafiği yakaladıktan sonra, Metal Fırtına ‘yeni bir türe doğurganlık’ yapmazsa şaşırırım.
    Kitabın okuyanlar ve okumayanlar üzerindeki etkisini sanırım ayrı ayrı ele almak gerekir.
    Önce okumayanlardaki hakim düşünce;
    ‘Amerikan yanlısı, Amerikan propagandası yapan; Türkiye’yi zavallı, aciz, savunmasız, çok kısa bir sürede teslim bayrağı çeken bir ülke gibi gösteren, psikolojik savaş taktikleri gereğince yayınlanmış, yazarları büyük ihtimalle Amerikan ajanı olan bir kitap...’
    Evet aynen böyle.. Etrafımda kitabı okumamış pek çok kişiye sordum, üç aşağı beş yukarı bu doğrultuda cevaplar aldım.
    Aynı soruları kitabı yayınlayan Timaş Yayınlarının genel müdürü sevgili dostum Osman Okçu’ya da sordum.
    Amerikan yanlısı bir kitap mı yayınladılar? Kitap Türkiye’yi zavallı mı gösteriyor? Yazarları CIA ajanı mı?
    İşte Okçu’nun cevabı;
    ‘Bize bu tarz yansıyan bir tepki yok. Tam tersi çok olumlu tepkiler alıyoruz. Yazarlar imza için gittiklerinde okurlardan büyük destek görüyorlar. Çok ciddi bir reklam yapmamamıza rağmen medyanın yayınları ve okuyanların birbirine tavsiyeleri ile rekor bir satışa gidiyoruz. Bu tür söylentileri sadece Doğu Perinçek ve ekibi çıkartıyorlar. Bir zamanlar Abdullah Öcalan’ın elini sıkmış bir adamın hayal ürünleri ile uğraşmak bizim ilgi alanımızın içinde değil. Spekülatif yorumlar olduğu için ekranlarda bu tarz sorular sorulunca kitabı okumayanların kafasında böyle bir yanılsama kalabiliyor.’
    Metal Fırtına asla bir ‘Amerikan propagandası’ içeriği taşımıyor.
    Evet, Türkiye kısa bir sürede işgal edilmeye çalışılıyor. Amerikan ordusu ‘üstün hava ve teknoloji gücüyle’ Türk ordusuna büyük kayıplar verdiriyor. Ankara neredeyse yerle bir ediliyor. Ama tüm bunlara karşın kitabın sonunda Türk ordusu ‘yeraltında büyük bir direnişi örgütlüyor’, büyük zayiat vermesine rağmen mücadeleden vazgeçmiyor, karada gerilla taktiği ile Amerikan ordusunu İstanbul’a geldiğine pişman ediyor. Yani ‘teslim bayrağını’ çekmiyoruz. Ordunun direnişi, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın uluslararası diplomatik taarruzu son derece başarılı sonuçlar veriyor. Üstelik, bir istihbarat elemanımız ABD başkenti Washington’u nükler bombayla ‘dümdüz’ ediyor. Kitap İstanbul’da ‘sıkışmış’ olan Amerikan kuvvetlerinin uluslararası baskıları da ‘bahane’ ederek işgale son vermesi ve savaş kararı veren ABD Başkanı’nın istifa etmesiyle son buluyor. İşgalin ‘görünen’ gerekçesi, ABD ve AB’den uzaklaşmış Türkiye’ye tıpkı Irak’ta olduğu gibi ‘demokrasiyi getirmek’. Ama işin arkasında Türkiye’deki ‘geleceğin enerji kaynağı’ olarak gösterilen Bor, Uranyum gibi stratejik madenlerin rezervlerini ele geçirmek isteyen ABD yönetimi ve büyük bir maden şirketi sahibi bulunuyor.
    Kitabı okuduktan sonra, ‘iyiki düzenli ve güçlü bir orduya sahibiz’ duygusu tüm benliğinizi sarıyor. ‘Sömürge görmemiş bir toplumun’ üyeleri olarak ‘genlerimizdeki bağımsızlık ve özgürlük ateşinin’ neler yapabileceğini hatırlatıyor bize.
    Benim bu ülkeye, bu topluma, bu orduya güvenim ‘sonsuz’.
    Metal Fırtına bana bu ‘duyguyu’ veriyor.
    Kısacası kitap ‘anlatım bozukluklarına, edebi zayıflığına, dil yavanlığına rağmen’ türünde ilk olması nedeniyle çok başarılı bir çalışma.